Aralık 2010
129 gönderi
1 etiket
“Herkes, ölmek zorunda olmamız ne fena, deyip duruyor. Yaşamak zorunda kalmış...”
– Mark Twain
Ara 28
6 yorum
Ara 23
asuman evlenmiş mi?
Ara 23
9 yorum
Ara 23
9 yorum
şifa bombardımanı
sadece 20 saat sonra performansa dayalı bir işiniz varsa ve o işi yapmama lüksünüz yoksa buyrun, tavsiyeler: gece 12: boyun tutulması için kas gevşetici krem, aktardan alınmış tüm üst solunum yolu hastalıklarına iyi gelen grip çayı ve bir adet parol. gece 2: nurofen cold isimli müthiş ilaç ve kombinin ayarını açış. sabah 6: bir adet limonun suyuna katık edilmiş bir kaşık bal ve ılık su....
Ara 23
italya’daki protestocu öğrenciler, neden hapse atılmıyor? bizimkiler dayaklarını yiyip efendi gibi yargılanıyorlar. yoksa biz hala…
Ara 23
Ressam her memnun olmadığı fırça darbesini silmeye...
olası bir tanrının, insanlığa ve onun üremesine katlanma nedeni budur.
Ara 22
12 yorum
az önce mahşer gününe gecikmekten bahsetmişim. *** ben olsam beni bir dakika barındırmam etrafımda. mahşer gününe gecikmek ne demek be?
Ara 22
mahşer gününe bile geciksem, ağbisenialayımmınolurağbilütfenalayımseni gibisinden selektör yapan bir taksiye, dolmuşa veya otobüse binmem. *** asla ve asla otobüse ve dolmuşa banayerverbakayımterbiyesiz gibisinden giriş yapan yaşlıya yer vermem. *** çünkü zaten yapacağım veya yapmakta olduğum bir şeyi bana buyuran herkesten tiksiniyorum.
Ara 22
5 yorum
candeniz'in haklılığı
hayatımda kendini aşmak için kendiyle inatlaşarak, didişerek yaşayan ve hayatını mutlu bir gerçeklik haline getiren, yaşamak becerisi geliştirmiş, güzel insanlar var. bir de hayatındaki her fenalığın başına bir bahane yerleştiren, hayatını bok atmak, boku sıvamak ve eylememek biçiminde sürdüren, hayatı kaçıran, insanlar var. *** işin kötü tarafı ben bu ikinciler adına üzülmekten öte, onların bu...
Ara 22
ps3’te fifa 11 keyfi. buyrun gelin.
Ara 22
4 yorum
öylesine, bir grup düşünce
haber sitelerindeki sayfa-örtücü reklamlar ve sayfanın ben daha ortasına gelmeden kendini yenilemesi gibi sorunlardan dolayı, haber okuyamıyorum. *** erkekler, ankaralı kızlardan frankenstein oluşturmuş. şöyle ki, uzaktan bir kız geliyor, beni görüş alanına alır almaz ona bakacağım için hazırlanıyor, bu hazırlık havalı, suratsız, ukala olmaktan ibaret, yaklaşıyor bana. bense sevdiceğime olan...
Ara 22
“Mutlu insanların kolunda saati yoktur.”
– Durukan Ordu *** (22.12.2010 - Rab Şeytana Dedi Ki temsili öncesi.)
Ara 22
ucundan kıyısından dramaturji dersi
insanların oynadıkları oyunlar, üyesi oldukları toplumun yaşam biçimini yansıtır. *** poker: amerikan yaşam biçimi satranç: ingiliz yaşam biçimi rulet: rus yaşam biçimi tavla: türk yaşam biçimi ** doğru, derim.
Ara 22
sahnedeydim bugün. *** yazabileceğim binlerce şeyden hiçbiri, anlatamayacak hissettiğimi. bu cümle dahil. *** sahnedeydim. *** şimdi bir efendi susabilirim.
Ara 21
9 yorum
Ara 21
8 yorum
o beni bağlar ben yine durmam * sor bana…
Ara 20
2 etiket
Ara 20
uçuşan kelimelerden keyif almanın ve anlaşmanın yarattığı doygunluk hissini, “sohbet” değil “muhabbet” kelimesi karşılar.
Ara 20
6 yorum
2 etiket
Anton Pavloviç'in Meclis Yolculuğu
anton pavloviç çehov‘un kısacık, üç-dört sayfadan oluşan fakat usta işi hikâyeleri, beş cilt olarak dilimize çevrilmiş ve meb yayınları tarafından basılmış, satılmıştır. bu hikâyeler, edebi üslubunun kusursuzluğundan tutun da betimlemelere kadar gerçekten türünün en iyi örneklerindendir. * bu hikâyeleri öyle alıp baştan sona bir çırpıda okursanız, birbirine karışır, tadı kaçar. her gün bir...
Ara 20
2 etiket
Ara 19
10 yorum
bu geceki paylaşımlar biraz ağır oldu ama artık idare edin arkadaşlar. bazı günler düşüncelere dalıyorum böyle. * olsun, bu aralar asma yaprağına sarlı barbun ızgarası veya kiremitte soya soslu tavuk tarifi paylaşırım, ödeşiriz.
Ara 19
6 etiket
Ara 19
4 yorum
3 etiket
işin felsefi yönüne kafa yormak istemeyenlere...
ÜÇÜNCÜ SAHNE
*
MOOR’UN ŞATOSU AMALIA’NIN ODASI
*
FRANZ. – Niçin yüzüme bakmıyorsun, Amalia? Ben, babamın lanetlediği o adamdan daha mı az değerliyim?
AMALIA. – Utanın canavarlar! Utanın! Ejder ruhlular, beşeriyetin yüz karaları! Biricik oğluna bunu yapmak!
FRANZ. – İki oğlu olduğunu zannediyordum!
AMALIA. – Evet, tam senin gibi oğullara layık bir baba. Söyle Franz, yüreği kardeş sevgisiyle dolu Franz! Onun lanetine uğramak istenirse ne yapmalı?
FRANZ. – Heyecanlanıyorsun, sevgilim, sana acıyorum.
AMALIA. – Aman, rica ederim… Kardeşine acımıyor musun? Sen ondan nefret ediyorsun! O halde benden de nefret ediyorsun!
FRANZ. – Ben seni kendim kadar seviyorum, Amalia!
AMALIA. – Eğer beni seviyorsan, benim bir ricamı reddedebilir misin?
FRANZ. – Hiçbir ricanı, hiçbir ricanı reddetmem! Senden canımı bile esirgemem!
AMALIA. – Öyleyse, senden kolayca yerine getirebileceğin bir ricada bulunacağım… Benden nefret et! Şimdi artık git, beni yalnız bırak.
FRANZ. – Çok sevgili hayalperest kız! Tatlı ve sevimli kalbini ne kadar takdir ediyorum. Sen onun parmağına bir yüzük takmamış mıydın? Bağlılığının teminatı olarak, elmaslı bir yüzük? Elinde avucunda verilecek başka bir şey kalmayınca, bu yüzüğü o fahişeye hediye etmesini kim ayıplayabilir?
AMALIA. – Benim yüzüğümü bir fahişeye hediye etmek ha?
FRANZ. – Utanç verici şey, değil mi?
AMALIA. – Benim yüzüğüm…
FRANZ. – İşte o yüzük Amalia, başkası değil! Ah! Benim parmağımda, Amalia’nın hediyesi olarak böyle bir mücevher bulunsa? Ölüm bile onu benim parmağımdan ayıramazdı…
AMALIA. – Canavar! Ne demek istiyorsun? Nasıl?
FRANZ. – Yavaş, sakin ol, iyi kalpli kız. Böyle bir Karl’dan ürktün mü? Bu donuk tablo seni iğrendirdi mi?
AMALIA. – Oh! Karl! Şimdi seni daha iyi tanıyorum! Sen yaşıyorsun! Yaşıyorsun! Hepsi yalanmış! Kötü yürekli adam! Karl’ın o kılığa girmesinin mümkün olmadığını sen de bilmez misin? (Franz birkaç saniye düşünceye dalar, sonra çıkmak için birdenbire döner) Nereye gidiyorsun! Kendi öz ayıbından mı kaçıyorsun?
FRANZ, yüzünü elleriyle kapatarak. – Bırak, bırak beni! Bırak da rahatça ağlayayım… Zalim baba! En iyi oğlunu böyle sefalete… Her taraftan saran ayıba terk etmek… Bırak beni Amalia! Gidip onun ayaklarına kapanacağım, önünde diz çökerek ona reva gördüğü lanetleri benim üzerime yüklemesini… Beni mirasından mahrum etmesini… Rica edeceğim… Beni… Benim kanımı… Benim hayatımı… Benim bütün…
AMALIA, franz’ın boynuna sarılarak . – Karl’ımın kardeşi! Benim iyi, mükemmel Franz’ım!
FRANZ. – Ah! Amalia! Kardeşime olan bu sarsılmaz sevginden dolayı seni ne kadar seviyorum… Sevgini bu çetin sınavdan geçirmeye cüret ettiğim için beni affet! Birçok defalar kendi kendime “Sen Karl’sın, evet tamamıyla Karl’sın, onun aksi sedası, onun bir örneğisin” derdim.
AMALIA. – Hayır, hayır! Göğün şu saf ışığı hakkı için, hayır! Onun kanının bir tek damlası sende yok.
FRANZ. – Biz birbirimize benzerdik… Onun en çok sevdiği çiçek güldü… Benim için gülden üstün hangi çiçek vardı? Musikiyi anlatılamayacak kadar çok severdi, siz şahitsiniz, ey yıldızlar! Her şey etrafımda sükuta ve uykuya gömüldüğü zaman, gecenin sessizliği içinde, siz beni kaç kere Klavsen önünde gördünüz… Ve bundan nasıl hala şüphe edebilirsin ki, Amalia, aşkımız da aynı mükemmel insanda karşılaştı ve mademki aşkımız da eş, onun çocukları nasıl değişik olabilir! (amalia hayretle franz’a bakar) Sakin ve berrak bir akşamdı, Leipzig’e hareketinden bir evvelki akşam; beni, ekseriya aşk hûlyalarınıza dalarak oturduğunuz çardağa götürdü… Orada uzun zaman sessiz oturduk… Sonra elimi tuttu ve ağlayarak bana şu sözleri söyledi, “Amalia’yı burada bırakıyorum, bilmem ama… Bana büsbütün ondan ayrılıyormuşum gibi geliyor… Sen onu yalnız bırakma, kardeşim! Ona arkadaş ol… Eğer Karl… Bir daha geri dönmezse… Sen onun… Karl’ı ol” Artık o, hiçbir zaman, hiçbir zaman buraya dönemeyecek… Ve ben ona mukaddes bir yeminle, arzusunu yerine getireceğime ant içtim!
AMALIA. – Hain, seni yakaladım. Aynı çardakta o, eğer ölürsem… Başkasını sevme diye bana yalvardı… Görüyor musun, nasıl imansızca, nasıl iğrenç bir şekilde beni… Haydi, çekil karşımdan… Gözlerim seni görmesin!
FRANZ. – Sen beni tanımıyorsun Amalia, sen beni tanımıyorsun!
AMALIA. – Seni tanıyorum, şu andan itibaren seni tanıyorum… Sen onunla boy ölçüşmek istiyordun! Haydi çabuk çekil karşımdan!
FRANZ. – Bana hakaret ediyorsun!
AMALIA. – Sana, çekil karşımdan diyorum!
FRANZ. – Benden nefret ediyorsun.
AMALIA. – Senden iğreniyorum! Defol!
FRANZ. – Sen görürsün. Karşımda tiril tiril titreyeceksin! Beni bir dilenciye feda etmek ha!
AMALIA. – Defol, serseri!
***
Ara 19
2 etiket
Ara 19
5 yorum
1 etiket
“Şarkı söyleme tarzımın yoğunluğu genelde karnımın üst kısmında toplanır; burası...”
– Kurt Cobain (via wantonmadame)
Ara 19
1 etiket
Ara 19
68 yorum
1 etiket
“yalnızlığım karımdır kimselere koklatmam.”
– ferhan şensoy (via alpermete)
Ara 19
12 yorum
“yüzden fazla insan olarak takipleşince mutlaka birilerinin el emeği göz nuru paylaşımlarını atlarız” düşüncesiyle her tumblr açışımda önceden hatırladığım son iletiye kadar inip, her şeyi okuyorum. bu da mesai demek, resmen. olsun ama paylaşımlarınızı sevmediğim yok gibi. keyif alıyorum. * kaçırmamak lazım.
Ara 18
2 etiket
“bir gün öyle bir üfleyeceğim ki bu sigaranın dumanını pencereden yerle bir...”
– denememeler - ferhan şensoy (via alpermete)
Ara 18
8 yorum
2 etiket
“denememeler, derken düşündüğümüz, dene büyüklüğündeki memeler değil elbette....”
– denememeler - ferhan şensoy (via alpermete)
Ara 18
4 yorum
tiyatroya gidin;
alpermete: kendinize bir iyilik yapın ve bu ülkede parasının karşılığını fazlasıyla alabileceğiniz tek sosyal faaliyet olan tiyatroya gidin. mesela anadolu’nun göbeğinde 2 tl’ye -bildiğiniz bisküvi parasına- boş salona oynayan devlet tiyatrosuna gidebilirsiniz. orada sevgili bile bulursunuz, valla!
Ara 18
2 etiket
DinleDENEMEMELER - FERHAN ŞENSOY * Bölüm: NİSANIN...
Ara 18
5 yorum
Ara 18
13 yorum
yalnız okumakla erişilebilecek cahillik düzeyleri var. * size içerden bildiriyorum ki, ülkemizin sanat kurumları ve sanat çevrelerinde bu cahillik düzeyine erişmiş çok fazla kişi var. haberiniz ola. * bu bilgi sizin ne işinize yarar? düzgün sanatçıları desteklemek ve ilginize layık sanatçılara dair göstereceğiniz ilgide seçici olmak isteyenleri, cesaretlendirir. * ha, orası bana kalmış mı?...
Ara 18
2 yorum
“Dünyadaki gözyaşı miktarı sabittir.Ağlamaya başlayan biri için, bir yerlerde bir...”
– Godot’yu Beklerken- S.Beckett (via killmesarah)
Ara 18
7 yorum
şu soldaki fotoğrafım fena halde julian assange isimli yeni nesil süper-kahramana benziyor ya da bilinçaltım beni winston smith‘leştiriyor. * hangisi?
Ara 18
4 yorum
Ben trombon çalıyorum.
arkalis: Evet ben trombon eğitimi alıyorum.Ve çok seviyorum enstrümanımı ancak Türkiye’de net olarak bilinen çok az enstrüman olduğundan “ne çalıyorsun?” sorusuna “trombon” diye cevap verdiğimde insanlar anlamadıklarını belirtmek için aptalca bir ifadeyle suratıma bakmasalar çok mutlu olacağım :) arkana yaslan ve rahat ol. zira tiyatroya falan geçersen ulaşabileceğin en üst kademe: dizilerde...
Ara 18
2 etiket
Ara 18
2 etiket
Ara 18
hareketli hedefe sabitlenebilen füze de yaptıklarına göre QUIDDITCH oynayabileceğimiz teknoloji var demektir. * biri ilgilensin şununla. kimse günümüzde bu kadar şey yapılabiliyorken, “quidditch oynayamayız, teknoloji yetmez” demesin.
Ara 18
“Gregor Samsa, bir sabah “melih” olarak uyandı ve “en kötüsü buydu” dedi”
– öz’eleştiri (via gregorumsamsam)
Ara 18
17 yorum
1 etiket
bugün Cahit Sıtkı günümdeyim. benim yazdıklarımı, sesli paylaşımlarımı, okuduğum hamlet’leri falan beğenmeyin. bir gram alınırsam namerdim. * fakat şu Cahit Sıtkı şiirlerine gerekli özeni göstermezseniz, darılırım. ha darılırım da ne olur? bir halt olmaz. fakat darılırım.
Ara 18
4 yorum
şeref, kefenle örtülemezken
* BİAT KÜLTÜRÜ, İNSANOĞLUNUN EN KİŞİLİKSİZ HALLERİNİ ORTAYA KOYUYOR * Koca koca insanlar, baba ve patron ve işçi ve eş ve ağabey ve anne ve nice sıfatlar taşıyan koca koca insanlar, bir siyasi lider öyle söylüyor diye, chp’ye cehape diyorlar; dilimizdeki tüm “y” harflerini şeddeli kullanıyor ve burnundan kıl aldırmayan hastalıklı bir baskın tavrı alkışlıyorlar. * koca koca...
Ara 18
6 yorum
1 etiket
Ara 18
2 etiket
Ara 18
2 etiket
Ara 18
cahit sıtkı ile anlaşıyoruz sabah 4’ten bu yana. yani o beni anlamış zamanlar önce ama ben yeni yeni farketmekteyim bunu. * hazır olun cahit sıtkı gününe…
Ara 18
3 yorum
ayrandanadam şunu sordu: Sayfanı değiştirmişsin, harika olmuş ağabey :)
Ara 18
Büyük Birader artık cebinizde →
EY İNSANOĞLU, DAHA NE KADAR KANIT GEREKİYOR?
Ara 17
7 yorum